top of page

Position Sul: Bir Hazır Pozisyon (Ready Position) mu, Yoksa Güvenli Hareket Disiplini mi?


Ateşli Silah Eğitiminde Ready Positions (Hazır Pozisyonlar) Doktrininin Evrimi


Modern ateşli silah eğitimi yalnızca hızlı ve isabetli atış yapma becerisiyle sınırlı değildir. Bir operatörün silahını nasıl yönlendirdiği, ne zaman hedefe doğrulttuğu ve ne zaman doğrultmaması gerektiği de en az atış tekniği kadar önemlidir.


Özellikle kapalı alan operasyonlarında bu konu kritik hale gelir. Dar koridorlar, merdiven boşlukları veya kalabalık iç mekânlar; operatörlerin birbirine birkaç metre mesafede hareket ettiği ortamlardır. Bu tür ortamlarda silahın yönü yalnızca taktiksel bir mesele değildir. Aynı zamanda güvenlik disiplininin merkezinde yer alır.


Ateşli silah eğitiminde bu durum çoğu zaman muzzle discipline (namlu disiplini) olarak ifade edilir. Bir silahın namlusunun istemeden dost unsurlara yönelmesi, eğitim literatüründe muzzle sweep (namlu süpürme) olarak tanımlanan ciddi bir güvenlik ihlalidir.


Bu nedenle modern eğitim doktrinleri yalnızca hedefe angajman tekniklerini değil, aynı zamanda silahın kontrol pozisyonlarını, yani ready positions (hazır pozisyonlar) kavramını da sistematik şekilde öğretir.



Ready Position (Hazır Pozisyon) Kavramı


Silah eğitimi literatüründe ready position (hazır pozisyon) terimi, silahın kılıftan çekilmiş olduğu fakat henüz hedefe angaje edilmediği konfigürasyonları ifade eder.


Bu pozisyonlar genellikle üç temel amaç için kullanılır:


• Angajmana hızlı geçiş sağlamak

• Silah kontrolünü sürdürmek

• Güvenli namlu yönlendirmesi sağlamak


Ready pozisyonları, farklı eğitim doktrinlerinde farklı biçimlerde sınıflandırılmış olsa da çoğu yaklaşım şu temel konfigürasyonları içerir:



Low Ready (alçak hazır pozisyon)

High Ready (yüksek hazır pozisyon)

Compressed Ready (sıkıştırılmış hazır pozisyon)

Position Sul


Bu pozisyonların her biri farklı operasyonel bağlamlarda ortaya çıkmış ve farklı ihtiyaçlara cevap vermek üzere geliştirilmiştir.


Ready Position (Hazır Pozisyon) ve Challenge Posture (Meydan Okuma / Kontrol Pozisyonu) Ayrımı


Ateşli silah eğitimi literatüründe sıkça göz ardı edilen bir kavram ayrımı bulunmaktadır: ready position (hazır pozisyon)ile challenge posture (meydan okuma / kontrol pozisyonu) arasındaki fark.


Ralph Mroz’a göre ready position, genellikle poligon veya eğitim ortamında kullanılan ve atışa hazırlık konfigürasyonlarını ifade eder. Challenge posture (meydan okuma / kontrol pozisyonu) ise operatörün silahını gerçek bir kişiye doğrultarak sözlü komut verdiği durumları tanımlar.


Bu ayrım önemlidir çünkü birçok atıcı eğitim sırasında en çok çalıştığı ready pozisyonunu gerçek hayatta da kullanma eğilimindedir. Ancak bazı ready pozisyonları gerçek dünyadaki bir karşılaşma durumunda uygun veya güvenli olmayabilir.



Low Ready (Alçak Hazır Pozisyon): Klasik Hazır Pozisyon

Low ready (alçak hazır pozisyon), silah eğitimi literatüründe en yaygın kullanılan hazır pozisyonlardan biridir.


Bu pozisyonda:

• Kollar genellikle uzatılmış durumdadır

• Silah hedef doğrultusunun hemen altında tutulur

• Namlu zemine doğru yönlendirilmiştir


Low ready pozisyonunun en önemli avantajlarından biri silahın güvenli bir yönü göstermesidir. Aynı zamanda silahın hedefe kaldırılması oldukça hızlıdır.


Bazı deneysel ölçümler low ready pozisyonundan hedefe angajmanın, silah zaten hedefteyken tetik parmağı tetik dışında tutulduğunda elde edilen reaksiyon süresi ile neredeyse aynı olduğunu göstermektedir.


Bu nedenle birçok eğitmen low ready pozisyonunu hem bir ready position hem de bir challenge posture olarak uygun görmektedir.


High Ready (Yüksek Hazır Pozisyon): Yakın Mesafe Kontrol Pozisyonu

High ready (yüksek hazır pozisyon) pozisyonunda silah göğüs hizasına yakın tutulur ve namlu yukarı yönlüdür.



Bu pozisyon özellikle şu durumlarda avantaj sağlayabilir:

• Dar alan hareketi

• Köşe kontrolü

• Ekip formasyonları


Bununla birlikte bazı eğitim programları high ready pozisyonunun gerçek hayatta istemeden tehlikeli namlu yönlendirmelerine yol açabileceğini belirtmektedir.



Compressed Ready (Sıkıştırılmış Hazır Pozisyon)

Compressed ready (sıkıştırılmış hazır pozisyon) veya high compressed ready (yüksek sıkıştırılmış hazır pozisyon)olarak adlandırılan pozisyon, silahın göğüs hizasında ve gövdeye yakın tutulduğu bir konfigürasyondur. Bu pozisyon genellikle spor atıcılık ve poligon eğitimlerinde hızlı angajman sağlamak amacıyla kullanılmaktadır.


Ancak bazı eğitmenler bu pozisyonun gerçek dünya karşılaşmalarında dikkatli kullanılması gerektiğini vurgulamaktadır.



Position Sul: Hareket İçin Tasarlanmış Bir Pozisyon

Position Sul çoğu zaman ready position kategorisinde değerlendirilse de, bazı kaynaklar bu tekniğin başlangıçta farklı bir amaç için geliştirildiğini belirtmektedir.


Alan Brosnan ve Max Joseph tarafından geliştirilen Position Sul, Brezilya’da polis eğitimleri sırasında ortaya çıkmıştır.

Tekniğin amacı dar alanlarda hareket eden polislerin namlu yönlendirme disiplinini geliştirmekti.


Bu pozisyonda:

• Silah gövde merkez hattına yakın tutulur

• Namlu aşağı yönlüdür

• İki el silah üzerinde kalır


Position Sul bazı eğitmenler tarafından bir ready position olarak değerlendirilse de, bazı kaynaklar tekniğin esas olarak movement position (hareket pozisyonu) ya da safe movement position (güvenli hareket pozisyonu) olduğunu belirtmektedir.


Makalenin Amacı

Bu makale Position Sul tekniğini yalnızca bir silah tutuş tekniği olarak değil, daha geniş bir bağlam içinde ele almayı amaçlamaktadır.


Bu bağlamda şu sorular incelenecektir:

• Position Sul hangi operasyonel ihtiyaçtan doğmuştur?

• Diğer ready position teknikleri ile nasıl karşılaştırılabilir?

CQB Close Quarters Battle (yakın mesafe muharebesi) ortamlarında ne tür avantajlar ve sınırlamalar sunmaktadır?

• Modern eğitim doktrinleri bu tekniği nasıl değerlendirmektedir?


CQB Ortamlarında Namlu Geometrisi ve Takım Güvenliği


Kapalı Alan Operasyonlarında Silah Yönlendirme Disiplininin Mekânsal Boyutu


Yakın mesafe operasyonları, yani CQB – Close Quarters Battle (yakın mesafe muharebesi), ateşli silah kullanımının en karmaşık ortamlarından birini oluşturur. Açık arazi angajmanlarının aksine, kapalı alan operasyonlarında operatörler sınırlı görüş alanı, dar hareket koridorları ve birbirine çok yakın mesafelerde bulunan ekip üyeleri ile çalışmak zorundadır.


Bu nedenle CQB ortamlarında silah kullanımının yalnızca hedefe angajman açısından değil, aynı zamanda mekânsal güvenlik açısından da değerlendirilmesi gerekir. Bir operatörün silahının yönü yalnızca tehdit ile ilişkili değildir; aynı zamanda ekip arkadaşlarının güvenliği ile de doğrudan ilişkilidir.


Bu bağlamda modern eğitim doktrinleri silah yönlendirmesini çoğu zaman muzzle geometry (namlu geometrisi)kavramı ile açıklar.


Namlu Ekseni ve Güvenlik Alanı

Her ateşli silah, namlunun yönünü belirleyen bir eksene, yani muzzle axis (namlu ekseni) sahiptir. Bu eksen silahın potansiyel ateş hattını temsil eder. Bir operatörün silahını yönlendirdiği her an, bu eksen bulunduğu ortamda görünmez bir hat oluşturur.

Eğer bu hat bir ekip arkadaşının bulunduğu alandan geçiyorsa, silah güvenliği prensiplerinden biri ihlal edilmiş olur. Ateşli silah güvenliği literatüründe bu durum muzzle sweep (namlu süpürme) olarak adlandırılır.


CQB ortamlarında bu risk özellikle şu durumlarda artar:

• Dar koridorlar

• Merdiven boşlukları

• Kapı girişleri

• Kalabalık iç mekânlar


Bu tür ortamlarda ekip üyelerinin hareket eksenleri çoğu zaman birbirine paralel veya çapraz hale gelir.



Stack Formation (Tek Hat Formasyonu) ve Silah Yönlendirme Problemi

Kapalı alan operasyonlarında ekipler çoğu zaman stack formation (tek hat formasyonu) olarak bilinen bir düzende ilerler.


Bu düzen şu şekilde çalışır:


• Operatörler tek bir hat üzerinde konumlanır

• Aralarındaki mesafe genellikle 1–2 metre civarındadır

• Herkes önündeki operatörün hareketini takip eder


Bu konfigürasyonda silah yönlendirme disiplini kritik hale gelir. Eğer tüm operatörler silahlarını sürekli ileri doğrultuda tutarsa, arka operatörlerin namlu eksenleri doğrudan önlerindeki ekip arkadaşlarının sırtına yönelir.

Bu durum özellikle merdiven boşluklarında ve dar koridorlarda daha belirgin hale gelir.


Güvenli Yönlendirme Konfigürasyonları

Bu problemi azaltmak için ateşli silah eğitiminde farklı ready position konfigürasyonları geliştirilmiştir.


Bu pozisyonlar temelde üç farklı namlu yönlendirme yaklaşımına dayanır:


Low Ready (Alçak Hazır Pozisyon)

Silah hedef doğrultusunun altına yönlendirilir. Namlu genellikle zemine doğru bakar.


High Ready (Yüksek Hazır Pozisyon)

Silah göğüs hizasında tutulur ve namlu yukarı yönlüdür.


Compressed Ready (Sıkıştırılmış Hazır Pozisyon)

Silah gövdeye yakın tutulur ve hedef doğrultusuna hızlı geçiş sağlayacak şekilde konumlandırılır.

Bu konfigürasyonların her biri farklı operasyonel ihtiyaçlara cevap verir.


Position Sul ve Namlu Geometrisi

Position Sul tekniği bu bağlamda farklı bir yaklaşım sunar. Bu pozisyonda silah gövde merkez hattına yakın tutulur ve namlu aşağı yönlü konumlandırılır.


Bu konfigürasyonun en önemli özelliği namlu ekseninin operatörün bulunduğu yatay düzlemden uzaklaştırılmasıdır.


Başka bir ifadeyle, Position Sul kullanıldığında silahın potansiyel ateş hattı ekip üyelerinin bulunduğu seviyenin altına yönlendirilmiş olur.

Bu nedenle bazı eğitmenler Position Sul’u güvenli hareket pozisyonu olarak tanımlamaktadır.


Position Sul özellikle aşağıdaki ortamlarda kullanılabilir:

• Kalabalık iç mekânlar

• Araç içi operasyonlar

• Uçak kabini gibi dar tüp ortamları

• 360 derece Ortamlar


Bu tür ortamlarda tehdit yalnızca operatörün önünde değil, çevresinde de bulunabilir. Bu nedenle silahın sürekli hedef doğrultusunda tutulması her zaman uygun bir çözüm olmayabilir.


Doğal Silah Kontrolü

Bununla birlikte bazı deneyimli eğitmenler Position Sul’un her durumda gerekli olmadığını da belirtmektedir.


Tecrübeli operatörler çoğu zaman dar alanlarda hareket ederken silahlarını sezgisel olarak güvenli yönlere yönlendirme eğilimi gösterir. Bu nedenle bazı eğitim programları Position Sul’u bir zorunluluk olarak değil, bir araç olarak değerlendirmektedir.


Geometri ve Eğitim

CQB ortamlarında silah kullanımını anlamanın en iyi yollarından biri, operatörlerin hareketlerini yalnızca bireysel teknikler üzerinden değil, aynı zamanda mekânsal geometri üzerinden analiz etmektir.


Bir ekip dar bir koridorda ilerlediğinde, her operatörün silahı görünmez bir güvenlik alanı oluşturur. Bu alanların birbirine nasıl temas ettiği, ekip güvenliği açısından belirleyici bir faktör haline gelir.

Bu nedenle modern eğitim programları silah kullanımını yalnızca bireysel atış becerisi olarak değil, aynı zamanda takım hareketi disiplini olarak ele almaktadır.


Position Sul’un Biyomekaniği

Silah Kontrol Pozisyonlarında Üst Ekstremite Koordinasyonu


Ateşli silah kullanımında çoğu tartışma taktik doktrin veya eğitim metodolojisi üzerine yoğunlaşsa da, silahın nasıl tutulduğunu anlamanın bir başka yolu da insan hareket biyomekaniği üzerinden bakmaktır. Bir silahın farklı ready pozisyonlarında tutulması, aslında üst ekstremitenin belirli eklem konfigürasyonları ve kas koordinasyonları ile ilişkilidir.


Tabanca kullanımı sırasında temel olarak üç eklem sistemi aktif rol oynar:


Glenohumeral joint (glenohumeral eklem / omuz eklemi)

Humeroulnar joint (humeroulnar eklem / dirsek eklemi)

Radiocarpal joint (radiokarpal eklem / bilek eklemi)


Bu üç eklemin konfigürasyonu, silahın hem stabilitesini hem de hedefe yöneltilme hızını doğrudan etkiler.


Omuz Stabilizasyonu

Position Sul pozisyonunda humerus kemiği gövdeye yakın tutulur. Bu konfigürasyon omuz ekleminde adduksiyon ve iç stabilizasyon oluşturur.

Kolun gövdeye yakın tutulması şu biyomekanik sonuçları doğurur:


• Moment kolunun azalması

• Kas yükünün düşmesi

• Stabilizasyonun artması


Ergonomi çalışmalarında kolun gövdeye yakın tutulduğu konfigürasyonlar genellikle enerji verimli pozisyonlar olarak tanımlanmaktadır.

Bu durum özellikle uzun süreli bekleme veya hareket sırasında yorgunluğu azaltabilir.


Dirsek Fleksiyonu

Position Sul’da dirsek genellikle hafif fleksiyon pozisyonunda tutulur.

Dirseğin tamamen açık, yani ekstansiyon pozisyonda olmaması, kolun farklı yönlere hızlı şekilde hareket ettirilebilmesini sağlar.


Motor kontrol literatüründe bu durum motor readiness (hazır motor konfigürasyonu) olarak tanımlanır.


Bu konfigürasyon operatörün silahı hızlı bir şekilde:

• Yukarı

• İleri

• Yan

yönlere hareket ettirebilmesini kolaylaştırır.


Bilek Rotasyonu

Silahın aşağı yönlü tutulması için bilekte genellikle hafif pronasyon ve palmar fleksiyon oluşur.


Bilek stabilizasyonu tabanca atışında önemli bir faktördür çünkü namlu yönlendirmesi çoğu zaman küçük bilek hareketleri ile kontrol edilir.

Bu nedenle silah kontrol pozisyonları yalnızca taktik bir tercih değil, aynı zamanda nöromotor kontrol sistemi ile ilişkilidir.


Reaksiyon Hareketi

Position Sul’dan hedef doğrultusuna geçiş, omuz ve dirsek eklemlerinin koordineli hareketi ile gerçekleşir.

Bu hareket dizisi genellikle şu aşamaları içerir:


  1. Omuz fleksiyonu

  2. Dirsek ekstansiyonu

  3. Namlu yönlendirmesi


Motor kontrol araştırmaları hedef yönlendirme hareketlerinin genellikle 200–300 milisaniye aralığında gerçekleştiğini göstermektedir.

Atış eğitiminde yapılan tekrarlar bu hareketlerin zamanla nöromotor koordinasyona dönüşmesini sağlar.

Bu durum spor bilimlerinde motor learning (motor öğrenme) olarak tanımlanır.


Stabilite ve Kontrol

Silah kontrol pozisyonlarının değerlendirilmesinde iki temel faktör ön plana çıkar:


• Stabilite

• Reaksiyon hızı


Bazı pozisyonlar stabilite açısından avantaj sağlarken, bazıları hedefe angajman hızını artırabilir.

Position Sul genellikle stabilite ve güvenli yönlendirme açısından avantaj sağlayan bir konfigürasyon olarak değerlendirilirken, bazı ready pozisyonları daha hızlı angajman sağlayabilir.


Ready Pozisyonlarının Karşılaştırmalı Analizi


Low Ready, High Ready ve Position Sul’un Operasyonel Bağlamı

Ateşli silah eğitiminde ready position kavramı çoğu zaman tek bir doğru teknik olarak sunulmaz. Bunun yerine farklı operasyonel ihtiyaçlara cevap veren çeşitli konfigürasyonlar geliştirilmiştir. Bu pozisyonların her biri belirli avantajlar ve sınırlamalar içerir.


Bu nedenle ready pozisyonlarının değerlendirilmesi, yalnızca teknik açıdan değil aynı zamanda operasyonel bağlam içinde yapılmalıdır.

Modern eğitim literatüründe en sık tartışılan üç konfigürasyon şunlardır:


• Low Ready

• High Ready

• Position Sul


Bu pozisyonlar hem namlu yönlendirme geometrisi hem de hedefe angajman dinamikleri açısından farklı özellikler gösterir.


Low Ready: Klasik Hazır Pozisyon

Low ready, silah eğitiminde en yaygın kullanılan hazır pozisyonlardan biridir. Bu konfigürasyonda kollar genellikle uzatılmış durumdadır ve silah hedef doğrultusunun hemen altına yönlendirilir.


Bu pozisyonun en önemli avantajı namlunun güvenli bir yönü göstermesidir. Silah zemine doğru yönlendirilmiş olduğu için namlu ekseni operatörün önündeki kişilerden uzaklaşmış olur.


Low ready aynı zamanda hedefe angajman açısından oldukça hızlı bir pozisyon olarak kabul edilir. Deneysel ölçümler low ready pozisyonundan hedefe angajmanın, silah zaten hedefteyken tetik parmağı tetik dışında tutulduğunda elde edilen reaksiyon süresi ile neredeyse aynı olduğunu göstermektedir.


Bu nedenle birçok eğitmen low ready pozisyonunu hem bir ready position hem de bir challenge posture olarak uygun görmektedir.


Bununla birlikte low ready’nin bazı sınırlamaları da vardır. Özellikle dar alanlarda silahın ileri uzatılmış olması, operatörün silahının rakibe veya şüpheliye fazla yaklaşmasına neden olabilir. Aynı zamanda uzun süre bu pozisyonda kalmak omuz ve kol kaslarında yorgunluk oluşturabilir.


High Ready: Yakın Mesafe Kontrol Pozisyonu

High ready pozisyonunda silah göğüs hizasına yakın tutulur ve namlu yukarı yönlüdür.

Bu pozisyon özellikle dar alan hareketlerinde ve köşe kontrolü sırasında bazı avantajlar sağlayabilir. Silahın gövdeye yakın tutulması operatörün silahını rakip tarafından kavranma riskini azaltabilir.


High ready aynı zamanda hızlı hedef yönlendirmesi sağlayabilir çünkü silahın görüş hattına getirilmesi için gereken hareket mesafesi görece kısadır.

Ancak bazı eğitim programları high ready pozisyonunun gerçek hayatta dikkatli kullanılması gerektiğini belirtmektedir. Namlu yukarı yönlü olduğu için bu pozisyon bazen operatörün kontrol etmek istemediği alanlara yönelme riski oluşturabilir.


Position Sul: Güvenli Hareket Konfigürasyonu

Position Sul çoğu zaman ready position kategorisinde değerlendirilse de, bazı eğitmenler bu tekniğin başlangıçta farklı bir amaç için geliştirildiğini belirtmektedir.

Alan Brosnan ve Max Joseph tarafından geliştirilen Position Sul, Brezilya’da polis eğitimleri sırasında ortaya çıkmıştır. Tekniğin temel amacı dar alanlarda hareket eden polislerin namlu yönlendirme disiplinini geliştirmekti.


Bu pozisyonda silah gövde merkez hattına yakın tutulur ve namlu aşağı yönlü konumlandırılır.


Bu konfigürasyonun en önemli avantajı namlu ekseninin operatörün bulunduğu yatay düzlemden uzaklaştırılmasıdır. Böylece ekip üyelerinin bulunduğu alan potansiyel ateş hattının dışında kalır.


Bu nedenle bazı eğitmenler Position Sul’u özellikle kalabalık ortamlarda ve ekip halinde hareket edilen operasyonlarda güvenli bir hareket pozisyonu olarak değerlendirmektedir.


Hız ve Güvenlik Dengesi

Ready pozisyonlarının karşılaştırılmasında iki temel faktör öne çıkar:


• Hedefe angajman hızı

• Namlu yönlendirme güvenliği


Bazı pozisyonlar hızlı angajman sağlarken, bazıları güvenli yönlendirme açısından avantaj sağlayabilir.


Low ready genellikle hızlı hedef angajmanı açısından avantajlıdır. High ready dar alanlarda silah kontrolünü kolaylaştırabilir. Position Sul ise güvenli hareket ve namlu disiplini açısından avantaj sağlayabilir.

Bu nedenle farklı ready pozisyonlarının farklı operasyonel bağlamlarda kullanılması gerekebilir.


Doktrinel Tartışma

Ready pozisyonları üzerine yapılan tartışmaların önemli bir bölümü, belirli bir tekniğin evrensel olarak doğru olup olmadığı sorusu etrafında şekillenir.


Bununla birlikte modern eğitim yaklaşımları çoğu zaman tek bir doğru teknik yerine bağlama uygun teknik seçimi yaklaşımını benimsemektedir.

Başka bir ifadeyle, silah kontrol pozisyonları çoğu zaman bir “doğru veya yanlış” meselesinden ziyade duruma uygunluk meselesidir.




Field Observations (Saha Gözlemleri)

Position Sul Uygulamasında


Ergonomi ve Tutuş Dinamikleri

Silah kontrol teknikleri çoğu zaman eğitim doktrinleri ve taktik prensipler üzerinden tartışılır. Bununla birlikte saha gözlemleri, bazı tekniklerin operatör ergonomisi ve kas koordinasyonu açısından farklı etkiler yaratabildiğini göstermektedir.


Position Sul uygulaması sırasında yapılan eğitim gözlemleri, özellikle tabanca tutuşunun ergonomisi açısından bazı dikkat çekici noktalar ortaya koymaktadır.


Position Sul konfigürasyonunda silah gövde merkez hattına yakın tutulur ve namlu aşağı yönlü konumlandırılır. Bu pozisyonda operatör genellikle tabancayı modern atış eğitiminde yaygın olarak önerilen high grip (yüksek tutuş) ile kavrar. Yüksek tutuş geri tepme kontrolünü artırır ve sürgü ekseninin el bileğine daha yakın konumlanmasını sağlar.


Ancak saha uygulamalarında yüksek tutuşun kabzenin beavertail (kunduz kuyruğu) bölgesine tam olarak yerleşmemesi durumunda bazı ergonomik sorunlar oluşabildiği gözlemlenmiştir.


Eğer tabanca kabzesi el köküne yeterince oturmazsa, kabzenin üst kısmı el bileği ile avuç içi arasındaki bölgede bulunan flexor tendon region (fleksör tendon bölgesi) üzerine baskı uygulayabilir. Bu durum özellikle tabanca gövdesinin göğüs merkez hattına yakın tutulduğu Position Sul konfigürasyonunda daha belirgin hale gelebilir.

Uzun süre bu pozisyonda kalındığında bazı operatörler şu tür rahatsızlıklar hissedebilmektedir:


• Kabzenin el köküne baskı yapması

• Fleksor tendon bölgesinde hassasiyet

• Kavrama kaslarında gerilim


Bu durum özellikle tabanca gövdesinin gövde merkez hattına doğru bastırıldığı konfigürasyonlarda daha belirgin hale gelebilir.


Operatör Ergonomisi

Bu gözlemler silah kontrol tekniklerinin yalnızca taktik prensipler üzerinden değil, aynı zamanda operatör ergonomisi ve antropometrik farklılıklar üzerinden de değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.


Her operatörün:


• El anatomisi• kavrama kuvveti

• Kas koordinasyonu farklıdır.


Bu nedenle bazı teknikler belirli operatörlerde daha doğal hissedilirken, diğerlerinde adaptasyon süreci gerektirebilir.

Modern ateşli silah eğitimi bu nedenle çoğu zaman tek bir teknik yerine duruma ve operatöre uygun teknik seçimi yaklaşımını benimsemektedir.


Teknik mi, Prensip mi?

Position Sul çoğu zaman bir silah tutuş tekniği olarak tartışılmaktadır. Bununla birlikte tekniğin ortaya çıkış amacı belirli bir pozisyon öğretmekten ziyade namlu disiplinini geliştirmek olmuştur.


Kapalı alan operasyonlarında en kritik konu, silahın potansiyel ateş hattının ekip arkadaşlarından ve sivillerden uzak tutulabilmesidir.

Bu nedenle Position Sul bazı ortamlarda etkili bir araç olabilir.


Ancak modern eğitim yaklaşımları tek bir pozisyonun evrensel çözüm olmadığını vurgulamaktadır. Silah kontrol teknikleri çoğu zaman operasyonel bağlam, ekip formasyonu ve operatör ergonomisi gibi faktörlerle birlikte değerlendirilmelidir.

Başka bir ifadeyle, Position Sul bir teknik olabilir; ancak esas mesele belirli bir pozisyonu uygulamak değil, her durumda namlu disiplinini sürdürebilmektir.



Modern Technique ve Başparmak İleri Tutuş


Modern Technique of the Pistol ve Thumbs-Forward Grip

Modern tabanca eğitiminin gelişiminde önemli dönüm noktalarından biri Jeff Cooper tarafından sistematik hale getirilen "Modern Technique of the Pistol" Tabancanın modern tekniği yaklaşımıdır. Cooper’ın Gunsite eğitimlerinde ortaya koyduğu bu yaklaşım, tabanca kullanımını belirli prensipler etrafında yapılandırmıştır.


Modern Technique’in temel unsurları genellikle şu başlıklar altında ifade edilir:


• İki elle tutuş• ileri eğimli atış duruşu

• Hızlı ve kontrollü tetik düşürme

• Ön gez odaklı nişan resmi

• Güvenli silah disiplini


Bu yaklaşım, daha önce yaygın olan tek elle atış tekniklerinden farklı olarak iki elin koordineli kullanımını ön plana çıkarmıştır. Zaman içinde bu iki el tutuşu farklı varyasyonlara evrilmiş ve modern tabanca eğitiminde thumbs forward grip (başparmak ileri tutuş) olarak bilinen konfigürasyon yaygınlaşmıştır.


Thumbs forward tutuşta destek eli kabzenin boş tarafını doldurur ve iki başparmak namlu yönüne doğru ileri uzanır. Bu konfigürasyon özellikle geri tepme kontrolü ve hızlı hedef geçişleri açısından avantaj sağlamaktadır.


Sul ve Modern Tutuş Teknikleri

Position Sul uygulanırken tabanca genellikle modern thumbs forward grip (başparmak ileri tutuş) ile kavranır. Bununla birlikte Sul pozisyonu ile angajman pozisyonu arasında yapılan hızlı geçişlerde başparmakların yeniden konumlanması gerekebilir.


Bu tür ergonomik detaylar, silah tekniklerinin yalnızca teorik doktrinler üzerinden değil aynı zamanda operatör anatomisi ve kas koordinasyonu üzerinden de değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.


Teknikten Doktrine

Position Sul çoğu zaman belirli bir silah tutuş tekniği olarak ele alınsa da, tekniğin ortaya çıkış amacı aslında daha geniş bir prensibe dayanmaktadır: muzzle discipline (namlu disiplini).


Kapalı alan operasyonlarında en kritik konu operatörün silahını kontrol altında tutarken aynı zamanda ekip arkadaşlarının güvenliğini koruyabilmesidir. Bu nedenle Position Sul bazı ortamlarda güvenli hareket için etkili bir araç olabilir.


Ancak modern ateşli silah eğitimi tek bir pozisyonun evrensel çözüm olmadığını vurgular. Farklı ready pozisyonları farklı operasyonel bağlamlarda avantaj sağlayabilir.


Low Ready, High Ready veya Sul gibi konfigürasyonlar bu nedenle çoğu zaman bir rekabet konusu olmaktan ziyade duruma uygun araçlar olarak değerlendirilmelidir.


Sonuç

Ateşli silah eğitiminin temel amacı yalnızca hızlı ve isabetli atış yapmak değildir. Aynı zamanda silahın güvenli ve kontrollü şekilde yönlendirilmesini sağlamaktır.

Position Sul bu bağlamda modern silah eğitiminde ortaya çıkan araçlardan biridir.


Tekniğin değeri yalnızca belirli bir pozisyonu öğretmesinden değil, operatörlere namlu disiplininin önemini hatırlatmasından kaynaklanır.


Bu nedenle Position Sul bir teknik olarak değerlendirilebilir. Ancak daha önemli olan, operatörün her durumda silahını güvenli şekilde yönlendirebilme becerisidir.


Başka bir ifadeyle, mesele belirli bir pozisyonu uygulamak değil, her koşulda namlu disiplinini sürdürebilmektir.



Yazar

Dr. Selçuk Aksak

Shooting Sport Instructor & Coach

IDPA CSO, Gunsmith

Burkut Shooting Club


Kaynaklar

Cooper, J. The Modern Technique of the Pistol

Brosnan, A. & Joseph, M. Brazilian Police Firearms Training Materials

Mroz, R. Ready Positions, Police1 / American Cop

SWAT Tactical firearms training articles

Gunsite Academy Training doctrine

 
 
 

2 Yorum


alirizaayman
2 gün önce

Mükemmel

Beğen

kutaIpk13
2 gün önce

🙏

Beğen
  • Youtube
  • Black Facebook Icon
  • Black Instagram Icon

Copyright © 2022 BURKUT Academy - All Rights Reserved.

  • Youtube
  • Grey Facebook Icon
  • Grey Instagram Icon
bottom of page